dost_site dost_site
Dost Site Anasayfası
dost_site
dost_site dost_site
dost_site
dost_site

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
                                      Mevlana 


dost_site
Dost Site Anasayfası ayrac Hakkımızda ayrac Yazılar ayrac Forum ayrac İletişim
 
 

Hedef Meçhul ise Yerimizden Kıpırdayamayız

YAZICI DOSTU

 

 

 

Ruhsal bilgileri neden öğrenmek istiyoruz. Çoğu kişi için ruhsal bilgiler merak konusudur. Ruhsal bilgilerin yarattığı düşünceler bizi teselli eder, psikolojimiz üzerinde şifa etkisi yaratır. Hatta bu bilgiler dünya yaşamının zorluklarından, bizi üzen, sıkan kişilerden kaçış için güzel bir sığınaktır. Ne var ki bu düşünceler bizde değişim yaratmıyorsa hastanın aspirin alarak ateşini düşürmesi gibi kısa süreli etkiler yapar. Daha çok bilgi, daha çok kitap, daha çok grupları takip aslında daha çok aspirin demektir. Kuşkusuz samimi bir ruhsal ihtiyaç ve talep içindeyiz ama ruhsal bilgilerin insanlara bildirilmesindeki kutsal amaç ve varılacak büyük hedef anlaşılmıyorsa veya birazcık anlamakla birlikte elimizdekileri kaybetme, farklı olma korkusu ile geri adım atıyorsak biz zaten ikilik içindeyiz demektir.


Çoğumuz bu bilgilerin bizi ağır ağır da olsa değiştirdiğini düşünürüz. Ve bu doğrudur, çevremizdeki insanlar bizdeki değişimi farkeder. Çünkü öncesine göre daha saygılı, daha sevecen, daha hoşgörülü olmuşuzdur. Kimseye zararımız yoktur, ama pek faydamız da yoktur! İşimiz, gücümüz var, vaktimiz yok, anca kendimize yetiyoruz. Ama ruhsal bilgilerin verilişindeki kutsal amaç ve büyük hedef bizim arkadaşlarımız tarafından seviliyor, aranıyor olmamız değildir. Bunlar O Muhteşem Veriliş tarafından dikkate alınmayacaktır. Kimi zaman okulda terbiyeli, saygılı, uslu çocuklara doğru dürüst çalışmasalar, pek de hak etmeseler bile geçer not verilebilir ama O BÜYÜK Âlemde işler böyle yürümüyor.

BİZDE  DEĞİŞİMİ AĞIRLAŞTIRAN YANLIŞLARIMIZDIR
 
Yanlış olan, bilgisine sahip olduğumuz halde hala eski tas, eski hamam yaşama tarzımızdır. Yaşama tarzımız bizi bağlıyor, çünkü ruhsal bilgiye yeteri kadar inanmıyoruz. Çünkü yapabildiklerimizden başlamıyoruz. Küçük yanlışların önemli olmadığını düşünüyoruz. Küçük yanlışları ortadan kaldıracak irade gücümüz yok. Neden yok? Çünkü irademizi inancımız kadar kullanırız.
Yanlışlarımız bizim ağırlıklarımızdır. Bedenimize yaptığımız yanlışlıklarla, inanç konusundaki yanlışlıklarımız bilinç dediğimiz süpersonik uçağımızın önüne koştuğumuz iki at gibidir. Yukarıdan bakınca halimiz nasıl görülüyor acaba?


Alınan bilgiler, O’nun bizi kurtuluşa götürecek olan sözüdür ve o kadar ciddidir ki bilgi bize ulaştığında amaçlanan yerine gelmezse hayır planlarının dışında kalırız, oyalanırız, kendimizi kandırırız. Elbette o durumda ya elimizin boş kaldığını görür, her şeyi inkâr etmek gibi tüm kazançlarımızı kaybederiz, ya da bulduk zannıyla yanlış bir akışa kapılıp gideriz.
 
ŞÜPHESİZ O’ YARDIM EDER
AMA KİME VE NASIL YARDIM EDİLİR?
 
Kalbinde ikilik taşımayan, anlamak isteyen ve O’nun lûtuf dolu yolunu yürüme gayretinde olana yardım büyüktür. Ancak bu üç özelliği bir araya getiren bizim inancımızdır. Kalbimizdeki ikiliklerin tamamını bile göremiyoruz. Ama gördüklerimiz var. Benim hangi ikiliğim var diye düşündüğümüzde ilk fark ettiğimiz aslında bize bildirilendir. Bize bildirilen o ilk küçük hata mutlak surette bizim ondan vazgeçmeye gücümüzün yeteceği bir durumdur. Hatalarımız, ikiliklerimiz bizim irade gücümüzün yeteceği kadarı ile önümüze çıkarılmaktadır. İtiraf ettiğimiz hatalarımız öncelikle düzeltmek durumunda olduklarımızdır. Bize itirafı yaptırılmaktadır. Bunu fark edelim. Kalbimizdeki her ikiliği, yani bilgisi var, kullanımı yok her durumu bilgiye uygun eyleme çevirdiğimizde ortaya çıkacak irade gücü, anlayış, inanç ne kadar büyüktür!  Üzerimizden bir ağırlık kalkar, bir sonraki yanlışımızı görürüz ve onu düzeltmek için gereken güç, irade, anlayış, inanç bizde vardır. Bu yasanın ne kadar güzel bir ifadesi vardır: “muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” Bu bir edebiyat değildir arkadaşlar, gerçek yasadır. Ve işte bu yasaya uyduğumuzda O’nun Yolu’nda yürümekteki azmimizi, gönül isteğimizi, kararlılığımızı, İlahi Amacı ve Büyük Hedefi anlamış olduğumuzu göstermiş oluruz, her gün daha hafif ve her gün daha hızla zamanı takip eden oluruz.  Ve o zaman yardımlar üzerimize yağar.

HANGİ YARDIMLAR?

Denmiştir ki “siz içinizi düzeltin, biz dışınızı düzeltiriz”  Biz ise istiyoruz ki önce dışımız düzelsin biz de hemen içimizi düzeltelim. İçimiz düzelmeden, dışımız düzelse biz o düzgünlüğü ya anlamayız ve “ay ne iyi işler yolunda gidiyor” deriz, ya da zaten hakkımız olan bir şey zannedip doğru kullanamayız. Çünkü hala toplumsal zihnin bir parçasıyız. Ve şu anda bize sağlanan lûtufları anlamadığımı gibi.

İNSANLIĞIN YÜKSEK YERİNİ BİLMEK

Şüphesiz ki içimizi düzelttikçe verileni anlamayı hak ederiz ve hayırda kalırız. Güç, irade, inanç ve daha birçok anlam gerçek sevginin değişik ifadeleridir. İnsan olmak EN YÜCE BÜTÜN içindeki bizim YÜKSEK YERİMİZDİR. Sevgiyle büyür, sevgiyle gelişiriz. Amaç bunları anlamamız, hedef Yüksek Yerimizin icabını yerine getirmemizdir.

Güney Haştemoğlu  24.02.2017  *dostsite.org*



 
 
 
 
 
Sigarayı bırakmaya hazırlanırken beynin yapısı değişiyor
Geçtiğimiz aylarda Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, sigarayı bırakabilen tiryakilerin bu başarılarında beyin donanımlarının payı olabileceği anlaşıldı.

Küresel Isınma varsa kışlar neden bu kadar soğuk geçiyor?
Dünya’nın iklimi günden güne ısınırken Amerika Birleşik Devletleri’nin ardı ardına dört dondurucu kış yaşaması, küresel ısınmayla ilgili çelişkileri ortaya çıkardı.

Dünyanın en büyük radyo teleskopu Çin’de şekillenmeye başladı
Çin’in Guizhou bölgesinde kurulan ve yarım kilometre çapındaki devasa radyo teleskopa çok sayıda yansıtıcı üçgen çelik panel yerleştirildi. Tamamlandığında bu dev çanakta toplam 4.400 panel yer alacak.

BİYOLOJİK BİLGİSAYAR KEŞFEDİLDİ, SIRADA BİYOLOJİK İNTERNET VAR
Stanford’dan bir araştırma grubu, yaşayan bir hücrenin içinde çalışabilecek, hastalıkları teşhis edip toksik tehlikelere karşı alarm verebilecek biyolojik bir bilgisayar geliştirdi. Bu bilgisayar yeri gelince tehlikeli veya işe yaramayan hücreleri yok edebilme özelliğine de sahip.

KELEBEKLER YOKSA SAĞLIK DA YOK
Türkiye'nin Kelebekleri Doğa Rehberi kitabının yazarı Ahmet Baytaş, Türkiye'deki Kelebeklerin Kırmızı Listesi adlı kitap için bakın neler yazmış...

ÇÖLDE BİNLERCE MOR KÜRE BULUNDU
ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Tuscon şehrinde esrarengiz mor küreler bulundu.

GELECEĞİN YÜZEN ŞEHİRLERİ: LILYPADS
Gerçekten yüzen şehirlere ihtiyaç var mı? 21.yüzyılın başlarında, etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz küresel ısınma...

KEDİ TOLDO SAHİBİNİN MEZARINA HEDİYE TAŞIYOR
İtalya’da sahibinin ölümünün ardından mezarının yerini keşfeden Toldo adlı kedi bir yıldır her gün mezarlığın yolunu tutuyor, sahibine hediyeler götürüyor.

YUNUSLAR İNSANLARA HEDİYE VERİYOR
Bir grup biyolog yunuslarla ilgili bir süredir araştırma yapıyordu. Araştırmanın sonuçları şaşkınlık uyandırıcı... Avustralya'nın Tangalooma Adası sahilinde yapılan araştırmada yunusların insanlara hediye getirdikleri ortaya çıktı.

SİİRT’TE PARANORMAL YANGIN OLAYLARI
Siirt'te yaşayan Toprak ailesinin oturduğu evdeki eşyaların 4 ayda yaklaşık 300 defa yandığı iddia edildi. Yaşananlar nedeniyle aile 4 kez ev değiştirmek zorunda kaldı. Kameralar önünde alev alan halı ve evin bir kısmı korkuya neden oldu. A.A. 23 Aralık. 2012
 
 
 
Anasayfa | Hakkımızda | Yazılar | Forum | Ziyaretçi Defteri | Linkler | İletişim
Son Güncelleme: 7 Temmuz 2017 Cuma Bu Sitenin Web Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Hazırlanmıştır...