dost_site dost_site
Dost Site Anasayfası
dost_site
dost_site dost_site
dost_site
dost_site

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
                                      Mevlana 


dost_site
Dost Site Anasayfası ayrac Hakkımızda ayrac Yazılar ayrac Forum ayrac İletişim
 
 

Doğa, İnsan ve Öz

YAZICI DOSTU

 

 


 


Yeryüzünün doğası, insanoğlu için binlerce yıldan beri üzerinde yaşamasına rağmen halen birçok gizine erişemediği, şaşırtıcı ve bilinmezliklerle dolu bir âlem; çoğu zaman hepimizi şaşkınlık içerisinde bırakan kusursuz bir mekanizma, kusursuz bir mühendis ve mimar; sayısız canlıya ev sahipliği yapan, besleyip barındıran, şefkat dolu, yaşayan bir “yuva”.


Biz insanlar ise tüm bu şefkat ve sevgiden kopmayı tercih ettik. Her geçen gün doğadan gitgide uzaklaşan bir yaşamın içine doğru çekiliyoruz; artık bu durumdan kaçmamız neredeyse imkânsız. Oysa yaratılışı gereği insan tabiatla beraber uyum içerisinde yaşamaya programlı. Doğadan kopmak ise manen ve maddeten sağlıksız dolayısıyla mutsuz bireyler olarak koca bir yaşamı tüketmemize neden oluyor. Çocuklarımızda sayısız hastalıklarla mücadele ediyoruz; (en basit anlatımla, kendi yaşadığım tecrübeden yola çıkarak gıda alerjilerini örnekleyebilirim. Alerji, özellikle de gıda alerjileri doktorlar tarafından çağımızın hastalığı olarak tanımlanmakta. Ve en büyük nedenlerinden biri de hormonlu, katkı maddeli gıdalar. Yani doğanın bizlere hiçbir şekilde layık görmediği, insanoğlunun kendine layık gördüğü yapay besinler!)


Kadim bilgilere göre doğa yaşayan bir doku ve toprak sadece üzerinde yaşayan bakterilerle değil, tamamı ile yaşayan bir organizma. Tamamı ile ele aldığımızda ise dünya, Yüce Sistemin içerisinde hizmet etmek ve gerçek sevgiyi ifade etmek için görevini eksiksiz yapan şuurlu bir organizma. Doğa aslında sürekli bizlerle iletişim halinde; kirlilik toprağın altında yapılan deneyler vs… her şey için bizleri çeşitli şekillerde uyarıyor. Ancak biz insanlar kulaklarımızdaki ve gözlerimizdeki mühürlerle iletişim kurmaktan bir hayli uzağız.


1963 yılında İskoçya’nın meşhur spiritüel  kasabası Findhorn’da kumlu bir arazi mucizevî bir şekilde bahçeye dönüştü. Bu bahçe için 3 kişilik bir aile seferber olmuştu. Meditasyon yardımı ile doğa ruhları ile iletişim kurup, bitkilerin ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılamaya çalıştılar. Bitkileri oluşturan enerjiler ile iletişim kuran medyum onlara “deva” diyordu.(Devalar Hint mitolojisinde binlercesi bulunan tanrılardır.) Medyum bezelye devası ya da fasulye devası ile iletişim kurarak doğru yöntemi öğreniyor, uyguluyor ve kumlu arazide son derece verimli sonuçlar elde ediliyordu.


Burada tabii ki bezelye ya da fasulyenin doğa ruhları için bir giysi olduğunu, doğanın birçok enerjiyi-doğa ruhunu içerdiğini ve çeşitli şekillerde bizlere sunduğunu unutmamalı. Hepimiz bir devadan tebliğ alamayabiliriz ama Findhorn’daki o üç kişi gibi doğaya adanmışlıkla yaklaşırsak imkânsız sandığımız şeyler için aynı sonucu elde edeceğimizden eminim.


Doğaya adanmak deyince; tabii ki doğa için şehirdeki hayatımızı bırakıp Robinson’culuk oynamamıza gerek yok. Zira geri dönüşüme uygun maddeler konusunda daha titiz olmaktan tutun da, gereksiz su israfı, yemek israfı vs… gibi dikkatli olacağımız sayısız şekilde, doğaya şükranlarımızı sunabiliriz. Bitkilerin, sebzelerin, meyvelerin genleri ile oynanmasına karşı seslerimizi yükseltebiliriz. Her bitkinin enerji olduğundan yola çıkarak düşünelim, genleri ile oynanmış bozuk enerjileri vücudumuza gıda olarak almak şimdiki ve sonraki kuşaklar için kim bilir bilmediğimiz ne tehlikeler içeriyor! Bu yüzden gerçek şifaya ulaşmak için çabalayan insanoğlunun önce doğa ile bütünlenmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Tüm insanlık hayvanlar, bitkiler ve dünyadaki tüm canlılar ile aynı kutsal Öz’ den var olmuşlardır. Öz ile bütünlenmemek, Öz’ den ayrı kalmak aslında günümüz insanının en büyük sıkıntılarının, şifasızlığının nedenidir. İnsan, varoluşundaki yasa gereği yansımasını taşıdığı Büyük Öz ile bütünleştiği zaman manen ve maddeten gerçek şifaya ulaşacaktır. Öz’ e ulaşmak ise insan kardeşlerine ve doğaya hizmet götürmek yoluyla onlarla BİR olabilmekle mümkündür.


ŞEHNAZ ÇALIŞKAN DEMİR--02.04.2013 *dostsite.org*


 
 
 
 
 
Sigarayı bırakmaya hazırlanırken beynin yapısı değişiyor
Geçtiğimiz aylarda Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, sigarayı bırakabilen tiryakilerin bu başarılarında beyin donanımlarının payı olabileceği anlaşıldı.

Küresel Isınma varsa kışlar neden bu kadar soğuk geçiyor?
Dünya’nın iklimi günden güne ısınırken Amerika Birleşik Devletleri’nin ardı ardına dört dondurucu kış yaşaması, küresel ısınmayla ilgili çelişkileri ortaya çıkardı.

Dünyanın en büyük radyo teleskopu Çin’de şekillenmeye başladı
Çin’in Guizhou bölgesinde kurulan ve yarım kilometre çapındaki devasa radyo teleskopa çok sayıda yansıtıcı üçgen çelik panel yerleştirildi. Tamamlandığında bu dev çanakta toplam 4.400 panel yer alacak.

BİYOLOJİK BİLGİSAYAR KEŞFEDİLDİ, SIRADA BİYOLOJİK İNTERNET VAR
Stanford’dan bir araştırma grubu, yaşayan bir hücrenin içinde çalışabilecek, hastalıkları teşhis edip toksik tehlikelere karşı alarm verebilecek biyolojik bir bilgisayar geliştirdi. Bu bilgisayar yeri gelince tehlikeli veya işe yaramayan hücreleri yok edebilme özelliğine de sahip.

KELEBEKLER YOKSA SAĞLIK DA YOK
Türkiye'nin Kelebekleri Doğa Rehberi kitabının yazarı Ahmet Baytaş, Türkiye'deki Kelebeklerin Kırmızı Listesi adlı kitap için bakın neler yazmış...

ÇÖLDE BİNLERCE MOR KÜRE BULUNDU
ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Tuscon şehrinde esrarengiz mor küreler bulundu.

GELECEĞİN YÜZEN ŞEHİRLERİ: LILYPADS
Gerçekten yüzen şehirlere ihtiyaç var mı? 21.yüzyılın başlarında, etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz küresel ısınma...

KEDİ TOLDO SAHİBİNİN MEZARINA HEDİYE TAŞIYOR
İtalya’da sahibinin ölümünün ardından mezarının yerini keşfeden Toldo adlı kedi bir yıldır her gün mezarlığın yolunu tutuyor, sahibine hediyeler götürüyor.

YUNUSLAR İNSANLARA HEDİYE VERİYOR
Bir grup biyolog yunuslarla ilgili bir süredir araştırma yapıyordu. Araştırmanın sonuçları şaşkınlık uyandırıcı... Avustralya'nın Tangalooma Adası sahilinde yapılan araştırmada yunusların insanlara hediye getirdikleri ortaya çıktı.

SİİRT’TE PARANORMAL YANGIN OLAYLARI
Siirt'te yaşayan Toprak ailesinin oturduğu evdeki eşyaların 4 ayda yaklaşık 300 defa yandığı iddia edildi. Yaşananlar nedeniyle aile 4 kez ev değiştirmek zorunda kaldı. Kameralar önünde alev alan halı ve evin bir kısmı korkuya neden oldu. A.A. 23 Aralık. 2012
 
 
 
Anasayfa | Hakkımızda | Yazılar | Forum | Ziyaretçi Defteri | Linkler | İletişim
Son Güncelleme: 7 Temmuz 2017 Cuma Bu Sitenin Web Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Hazırlanmıştır...