dost_site dost_site
Dost Site Anasayfası
dost_site
dost_site dost_site
dost_site
dost_site

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
                                      Mevlana 


dost_site
Dost Site Anasayfası ayrac Hakkımızda ayrac Yazılar ayrac Forum ayrac İletişim
 
 

Zamanı Doğru Kullanmak

YAZICI DOSTU

 

 

 

           Zaman, yaşamlarımızın ölçüsü, ayarı ve yöneticisi olmuş durumdadır. Sandığımızdan daha önemli bir faktördür. Zaman akan bir nehir gibidir ve sürükledikleri hakkında bilgi sahibi olur, gözler ve işimize yarayanlardan faydalanırız. Bunun için zamanı doğru kullanmak bilgi, bilinç ve farkındalığında olmak önemlidir.

         Gündemi belirleyen sanıldığı gibi biz değil zamandır. Ezelden ebede doğru akıp gitmekte olan zaman saf değildir. Taşıdıklarına, olgularına, oluşumlarına ve oluşturduklarına zamanın bir yerinde muhatap oluruz. Olay oluruz, problem oluruz, iş bitirici oluruz. Çünkü zamanın akışına süreçte dâhil olduğumuzdan, değişim ve dönüşümüne takat ve kudretimiz yetmemektedir.

         Üç boyutlu dünya yaşam ortamında zamanı doğru kullanabilecek bir iradenin tezahür etmesi için hakikat bilgisinin genlere kotlanarak anlaşılır olması gerekir. Onun için zamanı doğru kullanılabileceğini sanmak insanı yanılttığından ister istemez zamanın akışını kabullenip ona uymaya çalışırız.

         Zamanı doğru kullanabilmenin üç ayrı nedeni vardır. Geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek zamandır. Geleceğe doğru akan zamanı doğru kullanabilmek için, geçmiş ve şimdiki zamanın etki tesir ve yaptırımlarının ortalamasını, ortak etki ve enerjisini anlamak gerekir. Nitekim gelecek zamanı anlamaya çalışırken geçmişin iyi ve olumsuz yönlerini ve de karmasını göz ardı edemeyiz. Neden ve sebeplerin mikrodan makro ya doğru aldığı şekil ve değişimleri anlayabilmek zamanı doğru kullanmakta göz önüne alınması gereken temel hususlardır. Geçmişin oluşum ve sonuçlarından çıkan analizi şimdiki zamanda harmanlayarak ortaya çıkan etki ve enerjinin, geleceğe nasıl yön verdiğini anlamamız gerekir.

         İnsanlık evrim yasalarına tabi olup hepsinin genlerinde; Rabbini bileceksin. Kendini bileceksin ve Tekâmül edeceksin evrensel öğretileri yaradılışla birlikte kotlanmıştır. Varlıklar bu öğretiler doğrultusunda aldıkları etki ve tesirler ile tekâmül yolunda göstermiş oldukları hal ve davranışlarla yaşamlarını şekillendirmiş ve şekillendirmektedirler. Böylelikle dallanan ve saçaklanan hayatın içinde asıl gaye ve amaçları unutmadan etki ve tesirleri analiz edebilmek, detaylarına kadar inebilmeleri önemlidir. Ulaşılan bilgi ve bilinç bütünlüğü içinde insan davranış ve eğilimlerinden, beklentilerinden zamanın nasıl işlediği, nasıl kullanılabilir hala geleceği hususunda bir fikir edinilebilir. Ve zaman dili çözümlenebilir. Bu yönden bizler şanslı bile sayılırız. Elimizde şimdiye kadar yaşamış nesillerin sahip olamadığı miktarda zengin İlahi ve evrensel bilgi kaynakları bulunmaktadır.         

         Zamanın dilini anlamakta üç temel esas önemlidir. Geçmiş zaman, şimdiki zaman ve her iki zamanın ortalaması olarak gelecek zaman. Geçmiş ile şimdinin bütün olarak analizi geleceğin nasıl şekilleneceğinin göstergesidir. Nitekim tali yollarda tıkanmış, beklemede ve yolu zorlamakta olanların bu tuzağa düşmelerinin en önemli sebebi miras aldıklarını, olduğu gibi hiçbir gelişim ve değişim yapmadan geleceğe havale etmeleridir.

        İnsanların tekâmülleri ile orantılı olarak zaman içinde maruz kaldıkları etki ve tesirler, geçmişin ağırlığı, olumsuzluğu ve yıkımları olarak günümüze bir çığ gibi katlanarak gelmektedir. Zamanın dili ve taşıdıklarını olduğu gibi veya önemsiz değişimlerle geleceğe havale etmek insanlık adına büyük bir sorumsuzluktur. Çünkü gelecek biziz, bizleriz. Bugünün yaşlıları geleceğin gençleri ve umutlarıyız. Ancak insanoğlu cahil, bilinçsiz ve sorumsuz olduğu için yaşarken tahrip ettiği ve bozduğu ortama yine ileride kendisinin geleceğinden habersizdir. Yani bindiği dalı kesmektedir. Ama ne ekti ise onu biçecektir.

Orhan Yarat – 3.8.2012 *dostsite.org*

 



 
 
 
 
 
Sigarayı bırakmaya hazırlanırken beynin yapısı değişiyor
Geçtiğimiz aylarda Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, sigarayı bırakabilen tiryakilerin bu başarılarında beyin donanımlarının payı olabileceği anlaşıldı.

Küresel Isınma varsa kışlar neden bu kadar soğuk geçiyor?
Dünya’nın iklimi günden güne ısınırken Amerika Birleşik Devletleri’nin ardı ardına dört dondurucu kış yaşaması, küresel ısınmayla ilgili çelişkileri ortaya çıkardı.

Dünyanın en büyük radyo teleskopu Çin’de şekillenmeye başladı
Çin’in Guizhou bölgesinde kurulan ve yarım kilometre çapındaki devasa radyo teleskopa çok sayıda yansıtıcı üçgen çelik panel yerleştirildi. Tamamlandığında bu dev çanakta toplam 4.400 panel yer alacak.

BİYOLOJİK BİLGİSAYAR KEŞFEDİLDİ, SIRADA BİYOLOJİK İNTERNET VAR
Stanford’dan bir araştırma grubu, yaşayan bir hücrenin içinde çalışabilecek, hastalıkları teşhis edip toksik tehlikelere karşı alarm verebilecek biyolojik bir bilgisayar geliştirdi. Bu bilgisayar yeri gelince tehlikeli veya işe yaramayan hücreleri yok edebilme özelliğine de sahip.

KELEBEKLER YOKSA SAĞLIK DA YOK
Türkiye'nin Kelebekleri Doğa Rehberi kitabının yazarı Ahmet Baytaş, Türkiye'deki Kelebeklerin Kırmızı Listesi adlı kitap için bakın neler yazmış...

ÇÖLDE BİNLERCE MOR KÜRE BULUNDU
ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Tuscon şehrinde esrarengiz mor küreler bulundu.

GELECEĞİN YÜZEN ŞEHİRLERİ: LILYPADS
Gerçekten yüzen şehirlere ihtiyaç var mı? 21.yüzyılın başlarında, etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz küresel ısınma...

KEDİ TOLDO SAHİBİNİN MEZARINA HEDİYE TAŞIYOR
İtalya’da sahibinin ölümünün ardından mezarının yerini keşfeden Toldo adlı kedi bir yıldır her gün mezarlığın yolunu tutuyor, sahibine hediyeler götürüyor.

YUNUSLAR İNSANLARA HEDİYE VERİYOR
Bir grup biyolog yunuslarla ilgili bir süredir araştırma yapıyordu. Araştırmanın sonuçları şaşkınlık uyandırıcı... Avustralya'nın Tangalooma Adası sahilinde yapılan araştırmada yunusların insanlara hediye getirdikleri ortaya çıktı.

SİİRT’TE PARANORMAL YANGIN OLAYLARI
Siirt'te yaşayan Toprak ailesinin oturduğu evdeki eşyaların 4 ayda yaklaşık 300 defa yandığı iddia edildi. Yaşananlar nedeniyle aile 4 kez ev değiştirmek zorunda kaldı. Kameralar önünde alev alan halı ve evin bir kısmı korkuya neden oldu. A.A. 23 Aralık. 2012
 
 
 
Anasayfa | Hakkımızda | Yazılar | Forum | Ziyaretçi Defteri | Linkler | İletişim
Son Güncelleme: 17 Nisan 2019 Çarşamba Bu Sitenin Web Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Hazırlanmıştır...