dost_site dost_site
Dost Site Anasayfası
dost_site
dost_site dost_site
dost_site
dost_site

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
                                      Mevlana 


dost_site
Dost Site Anasayfası ayrac Hakkımızda ayrac Yazılar ayrac Forum ayrac İletişim
 
 

Dönem "Sentez Kişilik" Dönemi

YAZICI DOSTU


Dönem "SENTEZ KİŞİLİK" yani "GERÇEK BİREY OLMA" Dönemi

           Spritüel dünyada belirgin bir dağılma ve yeniden yapılanma gözlenmekte, son zamanlarda. Birçok grubun dağıldığı veya dağılmamak için katı kurallar koyduğunu görmemek mümkün değil. Ne kadar çabalansa çabalansın, bin yıllarca önceden hazırlanmış olan program gerçekleşecek ve SENTEZ KİŞİLİK devreye girecektir. Çünkü "Kıyam Dönemi" yaşanmaktadır ve Toplumsal Kalkınma'nın temeli de bireyden geçmektedir. Bu aşamada neler oldu, nasıl bir "bilgilenme" yaşandı, son 20-30 yıldır?

           Sentezini yapan yaptı; yapamayan yani "dokunsal", "işitsel" ve "görsel" kişiliğini dengeleyemeyen, hangi kişiliği ağırlıktaysa, ona kaydı. Sözgelimi dokunsallar, şekil ritüellerine yöneldi; bedensel şifa gruplarının onca artması, festivallerin baştan aşağı bu tür alet edevat ve dahi akıl karıştıran mistik ve hepsi de kendisinin "doğru" olduğunu iddia eden bir yığın tedavi yöntemleriyle dolması bu yüzden. "Her ne kadar, sağlam kafa sağlam bedende bulunur" dense de, sağlam zihne sahip kişilerin o bedenin sağlığını en iyiye yönlendireceği unutulmamalıdır.

           *İşitseller, geçmişin bilgilerine saplandı; güzel şeyler duymak, onları tekrarlamak, gelenekleri sürdürmek gibi eylemler yaptılar. İster tarikatlar olsun, ister çeşitli spritüel gruplar olsun.

           *Görseller de yeni bilgiler diye diye, geçmişi "yeni" diye yutturanların peşinde dolanıp durdular. Nedeni, altlık bilgilere sahip olmadıklarından ve de onları reddettiklerinden dolaydır. Yeni bilgi, ancak eskisi hazmolunursa özümlenir, anlaşılır. Aksi halde, kişiler kendi nefslerine pervane olur, sürüklenir giderler.

           *Gerçek anlamda SENTEZ kişiliği gelişen; yani her üç kişiliği BİR edenlerin sayısı çok az; onlar da bu kargaşada makamlarına çekildiler.

           Bu yüzden de, az buçuk bilgi kapan, kendi odağını kurup, bunu paraya çevirmenin yollarını aradı. Hocasından el aldığını sandı; ama gerçekten el aldı mı?

           Gerçek Hoca, öğrencilerinden hangisinin yetenekli, hangisinin paragöz, hangisinin de bedavacı olduğunu ve dersleri, kimin neye göre takip ettiğini bilir. O da ona göre hareket eder: Büyük olasılıkla yetenekli öğrencisinden para da almaz; çünkü ondan alacağı, bilginin devamı için göstereceği "çaba"dır. Diğerleri ise, işi nasılsa paraya çevireceklerini düşündüklerinden dolayı, o da onlara, anlayacakları dille davranır. Bir de "merak" ile grup grup dolaşan bir tür "Medine Dilencileri"; vardır; bunların amacı bilgilenmek değil ortalıkta nelerin "döndüğü"nü öğrenmek ve hasbelkader faydalanmaktır; dolayısıyla da her katılımlarını bedavaya getirme hedefi güderler. Bunlar, bilginin bedel karşılığı olmadığını savunan, ama aslında ne aradıklarını bilmeyen ve dolayısıyla "kıymet" denilen değerin kavramını anlayamayan kişilerdir. Hoca, bunları da görür ve tanır. Ancak onlara sunduğu, bilgisinin "nafakası"dır! Burada unutulmaması gereken bir grup daha vardır ki; bunlar ne aradıklarını çok iyi bilen gerçek gezginlerdir: "Eş" arayanlar, "iş" arayanlar ve "pazarlamacı"lar. Kendi "amaçlarının yoğunlu" dolayısıyla, katıldıkları toplantıların ve çalışmaların amacıyla fazla ilgilenmezler; aradıklarını bulamadılar mı kendiliklerinden çeker giderler. Hoca, öğrencilerini bunlar konusunda sadece uyarır!

           Sonuçta hoca, gerçek öğrenciye "el" yani kudretin anahtarlarını verir; paragözler, "aldıklarını sanırlar"; onların dağıtacağı işte bu "sanrı"dır! Bedavacılar, gelip geçicidirler; gitmiş, katılmış, anlamış görünürler, hatta varlıklarıyla o ortamı onurlandırdıklarını sanırlar; ama kısa sürede her şeyi unuturlar, sadece "övünme"leri yanlarına kâr kalır! Bu kargaşadan asıl kârlı çıkanlar, eş - iş arayanlar ile pazarlamacılardır. Ne zaman ki camiada işleri biter, başka kulvarlara sıçrarlar

           Gerçek bilgiyi, kudreti "Hak" ederek alan da tıpkı hocasının davrandığı gibi davranır; o da odağını açtığında, gerçek öğrencisini bulana kadar, gelenlerin anlayacağı dilde hareket eder; ama o kişiyi bulduğunda, onu "özel" yetiştirir... İşte bu noktada bilginin "bedel"i denen durum ortaya çıkmaktadır. Birinde bedel "para"dır; diğerinde "nüfuz" denilen "tesir"in kendisidir. Bu dengeler yasasında, nüfuz artarsa, paranın değeri kalmaz, para öne çıkarsa, nüfuz geri çekilir, saklanır. Gezginlerde ise bedel, bir "nefsaniyet"ten ibarettir.

           Görünüyor ki, para uzun süredir öndeydi ve nüfuz saklanmıştı. Nefsaniyet de zirveye oynuyordu...

           Şimdi para çöküyorsa?..

           Ve de nefsaniyete karşı, "İlâhî Edep" devreye girmeye başlıyorsa?..

           Herkes kendi görevine dağıldı; bakalım neler olacak?

Dr.Selma Mine

07.01.2009 *dostsite.org*



 
 
 
 
 
Sigarayı bırakmaya hazırlanırken beynin yapısı değişiyor
Geçtiğimiz aylarda Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, sigarayı bırakabilen tiryakilerin bu başarılarında beyin donanımlarının payı olabileceği anlaşıldı.

Küresel Isınma varsa kışlar neden bu kadar soğuk geçiyor?
Dünya’nın iklimi günden güne ısınırken Amerika Birleşik Devletleri’nin ardı ardına dört dondurucu kış yaşaması, küresel ısınmayla ilgili çelişkileri ortaya çıkardı.

Dünyanın en büyük radyo teleskopu Çin’de şekillenmeye başladı
Çin’in Guizhou bölgesinde kurulan ve yarım kilometre çapındaki devasa radyo teleskopa çok sayıda yansıtıcı üçgen çelik panel yerleştirildi. Tamamlandığında bu dev çanakta toplam 4.400 panel yer alacak.

BİYOLOJİK BİLGİSAYAR KEŞFEDİLDİ, SIRADA BİYOLOJİK İNTERNET VAR
Stanford’dan bir araştırma grubu, yaşayan bir hücrenin içinde çalışabilecek, hastalıkları teşhis edip toksik tehlikelere karşı alarm verebilecek biyolojik bir bilgisayar geliştirdi. Bu bilgisayar yeri gelince tehlikeli veya işe yaramayan hücreleri yok edebilme özelliğine de sahip.

KELEBEKLER YOKSA SAĞLIK DA YOK
Türkiye'nin Kelebekleri Doğa Rehberi kitabının yazarı Ahmet Baytaş, Türkiye'deki Kelebeklerin Kırmızı Listesi adlı kitap için bakın neler yazmış...

ÇÖLDE BİNLERCE MOR KÜRE BULUNDU
ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Tuscon şehrinde esrarengiz mor küreler bulundu.

GELECEĞİN YÜZEN ŞEHİRLERİ: LILYPADS
Gerçekten yüzen şehirlere ihtiyaç var mı? 21.yüzyılın başlarında, etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz küresel ısınma...

KEDİ TOLDO SAHİBİNİN MEZARINA HEDİYE TAŞIYOR
İtalya’da sahibinin ölümünün ardından mezarının yerini keşfeden Toldo adlı kedi bir yıldır her gün mezarlığın yolunu tutuyor, sahibine hediyeler götürüyor.

YUNUSLAR İNSANLARA HEDİYE VERİYOR
Bir grup biyolog yunuslarla ilgili bir süredir araştırma yapıyordu. Araştırmanın sonuçları şaşkınlık uyandırıcı... Avustralya'nın Tangalooma Adası sahilinde yapılan araştırmada yunusların insanlara hediye getirdikleri ortaya çıktı.

SİİRT’TE PARANORMAL YANGIN OLAYLARI
Siirt'te yaşayan Toprak ailesinin oturduğu evdeki eşyaların 4 ayda yaklaşık 300 defa yandığı iddia edildi. Yaşananlar nedeniyle aile 4 kez ev değiştirmek zorunda kaldı. Kameralar önünde alev alan halı ve evin bir kısmı korkuya neden oldu. A.A. 23 Aralık. 2012
 
 
 
Anasayfa | Hakkımızda | Yazılar | Forum | Ziyaretçi Defteri | Linkler | İletişim
Son Güncelleme: 20 Ocak 2019 Pazar Bu Sitenin Web Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Hazırlanmıştır...