dost_site dost_site
Dost Site Anasayfası
dost_site
dost_site dost_site
dost_site
dost_site

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
                                      Mevlana 


dost_site
Dost Site Anasayfası ayrac Hakkımızda ayrac Yazılar ayrac Forum ayrac İletişim
 
 

Düşünceler

YAZICI DOSTU


           Dünya üzerinde yaratılmış olan en mükemmel varlık insan. Hani hep böyle söylenir ya. Dinler böyle söyler, üst bilgiler böyle söyler, bilgeler böyle söyler. Oysaki bu ifade bu gün pek çok insanın hiç de farkında olmadığı diğer yaratılmışların insanda olmayan mükemmelliğini görmemek oluyor. İnsan aklıyla bir yerde diğer yaratılmışlardan ayrılabilir ama kalanların, kendinden sade özelliklere sahip olduğunu düşünmek, öyle de kabul etmek ve üzerlerinde terör estirmek bana insanın yaratılmışların en mükemmeli olduğu ifadesini yeniden yeniden düşünmek gereğini hissettiriyor. Sistemin amacı bu olabilir ama bir şartla, bazı değerleri büyük deneyimlerden sonra kazanmakla. Yani insan yaratıldığında en mükemmel olmak için programlanmış ve ona göre bazı açıklıklara sahip olmuş olabilir. 

           Akıl varlıklar için bize göre önemli, sonsuz deneyim ve gelişim safhasındaki varlıksal bütünlük için ne anlama geliyor? Dünyasal deney ortamı için insana bahşedilmiş geçici bir özellik mi yoksa akıl üstü değerlere geçebilmek için sadece bir basamak mı? Bunu hiç düşündük mü ve diğer varlıkların da akıl dışı olsa da bizde olmayan pek çok özeliklerinin bulunabileceğini? Bu özellikleri iradeleri dışında kullandıkları yine bilgilerde olsa da, -çünkü aklın olmadığı yerde irade de olamaz-, onlar bana göre insanı temelde gerçek insan yapan değerler.

           Akıl varlıkları sorumsuzluktan sorumluluk safhasına çeken bir yaratılış özelliği ki bu bazı hayvanlarda da var. Deniz memelilerinin -balina ve yunuslar gibi- dünya düzenindeki sorumlulukları pek çok dünya dışı bilgi aktarımında yer almada. Acaba uçabilen memelilerin de böyle bir özellikleri olabilir mi bu gün fark edilmemiş olsa da.

           Varlık dünyada akıl donanımıyla neyi deneyimlemede? İnsan neden kendisi için hazırlanmış bunca zengin bir oluşum içinde bu deneyimini gerçekleştirmek zorunda. O zenginlikten öğrenecekleri neler olabilir? Buna “şuurlanma” diyebiliriz, çünkü bilgiler de öyle diyor, “tekâmül gerçeği” Peki o çevresel zenginlikle hiç teması olmayan insan bu şuurlanmayı ne üzerinden gerçekleştirmede?

           Modern dünyada büyük çoğunlukla insan, insan ilişkileri ve insan eserleriyle şuurlanma yolunda. Çok az kişinin doğaya dönük araştırmaları ve gerçek düşünme edimleri bu ilişkiye yön vermede. Bilgi aktarımları bilgilendirme serüveninde büyük rol oynuyor. Ve ayrıca son zamanlarda büyük bir ivme kazanan düşünen birinin öz kanalını kullanarak üst boyutlardan çektiği bilgiler, bir yerde sezgiler, bir yerde medyumik bağlantılar neler taşımıyor ki yeryüzüne akıllı varlığı şuurlandırabilmek için. Peki, doğa hiç mi bir şeyler anlatamıyor bu akıllı varlığa, ilkel olarak adlandırılan kabileler ve doğa düşkünleri dışında. O muhteşem dünya barındırdığı tüm yaşamla, akıllı varlığın hoş yaşaması için bir ikram ve sömürülecek kaynaklar mı sadece?

           Varlığın gerçekte bir tek değer, varlıklarınsa onun deneyim bağlantıları olduğunu düşünürsek, her bir deneyim aracının da varlığın holografik bir parçası olduğunu kabul edebilirsek, Varlıksal çeşninin insanda ne büyük bir açılım gösterebileceğini tahayyül edebiliriz. Akıl belki de bu noktada çok önemli kullanılabilme yönüyle.

           Bir varlık düşünelim aklı ya hiç yok ya da dünya yaratılmışlarının en alt seviyesinde, ama öyle özellikleri var ki onlar insanda görülmüyor, yok gibi… Gerçekten yok mu acaba? Varsa insan neden farkında değil.

           İnsanın DNA sarmallarındaki azalma ve beyninin çok az bir bölümünün kullanılıyor olması sakın bu aymazlığa neden olmasın. İnsan uçabilir, su içinde yaşayabilir, karanlıkta görebilir, kopmuş, parçalanmış uzuvlarına yeniden sahip olabilir, bir ağaç gibi tabanlarından görünmez kanallarla toprağa bağlanıp beslenebilir veya gerçek solunumla bu ihtiyacını karşılayabilir, balinalar gibi kilometrelerce öteye sesini ve mesajını ulaştırabilir ve daha bilemediğim, tüm yaratılmışlarda saklı olan gerçekliğe sahip bir varlık olarak yaratılmış olabilir. Dünya yaşamındaki her varlığın özel değerine sahip olan bir varlık. Çünkü o da doğanın bir parçası özenilerek yaratılmış ve üstelik akıllı da… Sonra neler olmuşsa geçmişte, tüm bunlar değişmiş. İnsan bütünlüğünden kopuk sadece bu günkü insan olarak kalmış yeryüzünde. Parçalarını yok ede ede gelmiş bu günlere. Hatta hakim olamadıklarını vahşi olarak adlandırmış. Vahşi hayvan, vahşi doğa, vahşi insan gibi. Oysaki varlığın doğal kalabilen parçaları onlar. Kirlenmemiş, değişmemiş, yaratılış özelliklerini yitirmemiş. Gerçekten doğal olana da vahşi demek sadece ironi ve insanın vahşiliğini görmemek oluyor.

           Ama insan bu, yaratılmışların sözüm ona en akıllısı, öyle başı boş bırakır mı bakir olanı. Dünyanın altı da zengin, üstüde. Para denen tanrıyı çoğaltacak çok şey var. Dünyanın dengesini bozacak her şeyi çıkar yer yüzüne. Enerji boyutunda değişime uğrat. Üstündekileri de aynı akıbete taşı. Sonra da aklınla öğün. Parça parça ettiği varlıksal bütünlüğünden uzaklaştıkça, varlık değerlerini de yitirmede olduğunun farkına varmadan.

           Bu gidişin bir sonu olacak elbet. Varlık parçalarını toplayıp bir bir ayıklayacak işe yaramazları. Yarayanlarıysa yeni bir deneyime, yeni değerlerle alet edecek. Bu günler o günler işte. Varlığını fark edip ana varlıkla bilinçli olarak birleşebilenlere ne mutlu. Onlar her şey olacaklar dünyadaki son anlarında. Bahçedeki çiçeğin, vızıldayarak uçan sineğin, kükreyen aslanın, mağaradaki yarasanın, ormanda daldan dala atlayarak sevinç çığlıkları atan maymunun, umursamadan basıp geçtiği o güzelim bitkilerin, acımasızca kesip yaktığı ağaçların da kendisinden bir parça olduğunu bilerek. Toprak altındaki madenin, mineralin de kendi olduğundan haberdar olarak. Suyun azizliği, havanın yaşam gücü hepsi hepsi bensem eğer gerçekte o zaman yaratılmışların en mükemmeli olabilirim bu bilince vardığımda.

           Tüm bunları kabullenmekten çok uzaksa eğer bilinçte, o zaman aklına rağmen belki de dünya yaratılmışlarının en mükemmeli değil en gerisi olarak yaşamını sürdürüyor insan denen varlık, varlığını da büyük acılar içinde bırakarak.

Selay Gunon - 17 Temmuz 2008 Ankara

24.07.2008 *dostsite.org*



 
 
 
 
 
Sigarayı bırakmaya hazırlanırken beynin yapısı değişiyor
Geçtiğimiz aylarda Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, sigarayı bırakabilen tiryakilerin bu başarılarında beyin donanımlarının payı olabileceği anlaşıldı.

Küresel Isınma varsa kışlar neden bu kadar soğuk geçiyor?
Dünya’nın iklimi günden güne ısınırken Amerika Birleşik Devletleri’nin ardı ardına dört dondurucu kış yaşaması, küresel ısınmayla ilgili çelişkileri ortaya çıkardı.

Dünyanın en büyük radyo teleskopu Çin’de şekillenmeye başladı
Çin’in Guizhou bölgesinde kurulan ve yarım kilometre çapındaki devasa radyo teleskopa çok sayıda yansıtıcı üçgen çelik panel yerleştirildi. Tamamlandığında bu dev çanakta toplam 4.400 panel yer alacak.

BİYOLOJİK BİLGİSAYAR KEŞFEDİLDİ, SIRADA BİYOLOJİK İNTERNET VAR
Stanford’dan bir araştırma grubu, yaşayan bir hücrenin içinde çalışabilecek, hastalıkları teşhis edip toksik tehlikelere karşı alarm verebilecek biyolojik bir bilgisayar geliştirdi. Bu bilgisayar yeri gelince tehlikeli veya işe yaramayan hücreleri yok edebilme özelliğine de sahip.

KELEBEKLER YOKSA SAĞLIK DA YOK
Türkiye'nin Kelebekleri Doğa Rehberi kitabının yazarı Ahmet Baytaş, Türkiye'deki Kelebeklerin Kırmızı Listesi adlı kitap için bakın neler yazmış...

ÇÖLDE BİNLERCE MOR KÜRE BULUNDU
ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Tuscon şehrinde esrarengiz mor küreler bulundu.

GELECEĞİN YÜZEN ŞEHİRLERİ: LILYPADS
Gerçekten yüzen şehirlere ihtiyaç var mı? 21.yüzyılın başlarında, etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz küresel ısınma...

KEDİ TOLDO SAHİBİNİN MEZARINA HEDİYE TAŞIYOR
İtalya’da sahibinin ölümünün ardından mezarının yerini keşfeden Toldo adlı kedi bir yıldır her gün mezarlığın yolunu tutuyor, sahibine hediyeler götürüyor.

YUNUSLAR İNSANLARA HEDİYE VERİYOR
Bir grup biyolog yunuslarla ilgili bir süredir araştırma yapıyordu. Araştırmanın sonuçları şaşkınlık uyandırıcı... Avustralya'nın Tangalooma Adası sahilinde yapılan araştırmada yunusların insanlara hediye getirdikleri ortaya çıktı.

SİİRT’TE PARANORMAL YANGIN OLAYLARI
Siirt'te yaşayan Toprak ailesinin oturduğu evdeki eşyaların 4 ayda yaklaşık 300 defa yandığı iddia edildi. Yaşananlar nedeniyle aile 4 kez ev değiştirmek zorunda kaldı. Kameralar önünde alev alan halı ve evin bir kısmı korkuya neden oldu. A.A. 23 Aralık. 2012
 
 
 
Anasayfa | Hakkımızda | Yazılar | Forum | Ziyaretçi Defteri | Linkler | İletişim
Son Güncelleme: 20 Ocak 2019 Pazar Bu Sitenin Web Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Hazırlanmıştır...