dost_site dost_site
Dost Site Anasayfası
dost_site
dost_site dost_site
dost_site
dost_site

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
                                      Mevlana 


dost_site
Dost Site Anasayfası ayrac Hakkımızda ayrac Yazılar ayrac Forum ayrac İletişim
 
 

Keşif – Recai Dinçer

YAZICI DOSTU


           Ay yüzeyinde iki saatten fazladır dolaşı­yordu. Boşluk yalnızlığına, evrenin kökenine kendisini bu denli yakın hissetmenin rahatsızlığına alışmıştı. Dinlenmek için durdu. Daha bir günlük oksijen vardı, sırtındaki tüpte.

           Bir kayanın gölgesine oturdu. Güneş ışınla­rı çok rahatsız ediciydi. Gerçi gözlükleri filtre­liydi, ama yeterli değildi. Başını gökyüzüne kaldırdı. Tanıdığı takımyıldızların hepsi yerli ye­rindeydi, ama çok parlaktı. Gezegenler de irileşmiş görünüyorlardı. Tekdüze olmasa, buradaki yaşamı sevebilirdi.

           Araştırmaya devam etmek için kalkacakken, ay tozlarının arasında bir taş parçası dikkatini çekti. Önüne çömelip çıkarmak istedi, beceremedi. Belindeki küçük çapayla taşın etrafını kaz­dı. Tahmininden daha iriydi. Taşın büyüklü­ğü, şeffaf oluşu kendisini hayrete düşürmüştü.

           «Toprağın derinliklerinden çıkmış olsa, şüp­heye yer yok!» dedi kendi kendine. «Ama taş yüzeyde... Yoksa ay'daki herhangi bir deprem hareketi mi bunu yüzeye fırlattı?»

           Taşı koltuğunun altına aldı ve üsse doğru yola çıktı. Kong-Sai, Vecdi'nin en yakın arkadaşıydı. Üs çevresinde radyasyon araştırması yaparken, kocaman bir kaya ile geldiğini görünce, birkaç sıçramada ona yetişti. 
           — Kayayı nereden buldun? diye sordu. Sesi, başlığın içindeki mikrofondan, Vecdi'­nin alıcısına ulaşıyordu. Vecdi:
           — Şu tarafta, çukurluk bir yerdeydi! dedi. İlginç... değil mi? Desene, bizim koca uydu, bil­diğimizden daha yaşlı! Belki, bilmediğimiz başka nedenler de bunu, bu şekle sokmuş olabi­lir... Volkanik patlama olmadan, yüzeydeki bir kaya ancak nükleer bir etki ile kristalleşir. Ke­sin konuşmak şu an için yersiz olur... Bakalım, üs laboratuvarındakiler buna ne diyecekler?

           Kristalleşmenin nedeni üzerinde iki fikir ge­çerliydi. Ya derinliklerden tabii bir patlama, bu kristal kayaları yüzeye fırlatmıştı; ya da yüzeyde nükleer bir deney yapılmıştı... Üs laboratuvarı da gerçek neden üzerinde tereddüde düşünce, alı­nan örnek, dünyaya gönderildi.

           İki gün sonra, kristal kayaların birkaç kilo­metre uzağında araştırma yapılıyordu. Kung-Sai, Vecdi'ye eşlik ediyordu. Üç saatlik bir çalışmadan sonra dinlenmek üzere oturmuşlardı. Konu evrenin kökeninden ve yaradılışından açılmış, tartışmaya dalmışlardı. Evrenin temel kuralı neydi? İnsanın evrene duyduğu hasret nereden geliyordu? Buna, neden gereksinme duyuluyordu?

           Vecdi, elindeki çapanın sapı ile yumuşak ay tozlarını kurcalıyor, konuşurken yere birta­kım şekiller çiziyordu. Birden, yerde ufak bir delik açıldığını farketti, şaşırdı... Eğildi, sopanın ucunu soktu. Ay tozları, deliğin içime anafor şeklinde akmaya başlamışlardı.

           Vecdi, büyük, bir merak ve heyecanla deli­ği genişletmeye çalıştı. Kazmanın ağzı ile etra­fını açmaya uğraşırken, zemin aniden çöktü. Kaçmaya fırsat bulamayan iki arkadaş, yoğun toz ve taşlarla birlikte, 1,5 m. kadar derinlikte bir yere düştüler. Tozlar yatışana dek beklediler. Bir sahanlıkta duruyorlardı ve aşağıya, daha derin­lere doğru bir merdiven iniyordu...

           Birbirlerini yokladılar. Ufak tefek incinme dışında, rahatsızlıkları yoktu. Elbiseleri hasara uğramamıştı. Merdivenden indiler... 22 basamak sonra, tabana ulaşmışlardı. Burada, hiçbir şey yoktu!... Hayal kırıklığına uğramış, bir şey bulamamış olmanın üzüntüsüyle üsse döndüler.

           Başkan'a rapor verirken, suçlu gibi hissediyorlardı, kendi­lerini. Başkan: 
           — Ne!... diye hayretle bağırdı. Bir mer­diven mi buldunuz?
           Kung-Sai:
           — Evet, sadece bir merdiven... diye onu doğruladı. Başkaca önemli bir şey bulamadık. Daha ne bulmayı bekliyordunuz? dedi Başkan. Mükemmel bir ay üssü mü? Canlılar mı? Merdivenin burada, ay'da bulun­ması size bir şey anlatmıyor mu?

Recai Dinçer, X-Bilinmeyen Dergisi, Haziran–1977.

19.12.2007



 
 
 
 
 
Sigarayı bırakmaya hazırlanırken beynin yapısı değişiyor
Geçtiğimiz aylarda Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, sigarayı bırakabilen tiryakilerin bu başarılarında beyin donanımlarının payı olabileceği anlaşıldı.

Küresel Isınma varsa kışlar neden bu kadar soğuk geçiyor?
Dünya’nın iklimi günden güne ısınırken Amerika Birleşik Devletleri’nin ardı ardına dört dondurucu kış yaşaması, küresel ısınmayla ilgili çelişkileri ortaya çıkardı.

Dünyanın en büyük radyo teleskopu Çin’de şekillenmeye başladı
Çin’in Guizhou bölgesinde kurulan ve yarım kilometre çapındaki devasa radyo teleskopa çok sayıda yansıtıcı üçgen çelik panel yerleştirildi. Tamamlandığında bu dev çanakta toplam 4.400 panel yer alacak.

BİYOLOJİK BİLGİSAYAR KEŞFEDİLDİ, SIRADA BİYOLOJİK İNTERNET VAR
Stanford’dan bir araştırma grubu, yaşayan bir hücrenin içinde çalışabilecek, hastalıkları teşhis edip toksik tehlikelere karşı alarm verebilecek biyolojik bir bilgisayar geliştirdi. Bu bilgisayar yeri gelince tehlikeli veya işe yaramayan hücreleri yok edebilme özelliğine de sahip.

KELEBEKLER YOKSA SAĞLIK DA YOK
Türkiye'nin Kelebekleri Doğa Rehberi kitabının yazarı Ahmet Baytaş, Türkiye'deki Kelebeklerin Kırmızı Listesi adlı kitap için bakın neler yazmış...

ÇÖLDE BİNLERCE MOR KÜRE BULUNDU
ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Tuscon şehrinde esrarengiz mor küreler bulundu.

GELECEĞİN YÜZEN ŞEHİRLERİ: LILYPADS
Gerçekten yüzen şehirlere ihtiyaç var mı? 21.yüzyılın başlarında, etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz küresel ısınma...

KEDİ TOLDO SAHİBİNİN MEZARINA HEDİYE TAŞIYOR
İtalya’da sahibinin ölümünün ardından mezarının yerini keşfeden Toldo adlı kedi bir yıldır her gün mezarlığın yolunu tutuyor, sahibine hediyeler götürüyor.

YUNUSLAR İNSANLARA HEDİYE VERİYOR
Bir grup biyolog yunuslarla ilgili bir süredir araştırma yapıyordu. Araştırmanın sonuçları şaşkınlık uyandırıcı... Avustralya'nın Tangalooma Adası sahilinde yapılan araştırmada yunusların insanlara hediye getirdikleri ortaya çıktı.

SİİRT’TE PARANORMAL YANGIN OLAYLARI
Siirt'te yaşayan Toprak ailesinin oturduğu evdeki eşyaların 4 ayda yaklaşık 300 defa yandığı iddia edildi. Yaşananlar nedeniyle aile 4 kez ev değiştirmek zorunda kaldı. Kameralar önünde alev alan halı ve evin bir kısmı korkuya neden oldu. A.A. 23 Aralık. 2012
 
 
 
Anasayfa | Hakkımızda | Yazılar | Forum | Ziyaretçi Defteri | Linkler | İletişim
Son Güncelleme: 20 Ocak 2019 Pazar Bu Sitenin Web Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Hazırlanmıştır...