dost_site dost_site
Dost Site Anasayfası
dost_site
dost_site dost_site
dost_site
dost_site

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
                                      Mevlana 


dost_site
Dost Site Anasayfası ayrac Hakkımızda ayrac Yazılar ayrac Forum ayrac İletişim
 
 

Yeni Bir Yaşam Yolu

YAZICI DOSTU


           Çok heyecanlı ve güçlü bir zaman içinde yaşıyoruz. Bilincimizin en de­rinlerinde radikal bir değişim meydana gelmekte. Şuna inanıyorum ki bizler şimdiki yaşam tarzımızın yerine yepyeni bir yaşamı ikame etmeye davet ediliyoruz. Bizler aslında eski dünyamızı yıkıp yerine yenisini inşa etmekle meşgulüz. Eski dünyamız dış değerlere odak­lanan bir dünya idi. En temel spiritüel bağımızı kaybetmiş olmamızdan dolayı maddi dünyanın tek gerçek olduğuna inanıp durduk hep. Kendimizi tamamen kayıp, boş ve yalnız hissettiğimiz için de mutluluğu ve tatmini sadece dış değer­lerde yani parada, sahip olduğumuz mad­di şeylerde, ilişkilerde, işimizde, şöhreti­mizde, yiyeceklerde ve uyuşturucularda aradık.

           Yeni dünya, içimizdeki kâinatın yüksek enerjisine kendimizi açtıkça ve yaratıcı enerjinin bilinçli olarak içimizde dolaşmasına izin verdikçe kurulmaktadır. İçimizdeki spiritüel uyanıklık ile irtibat kurdukça kâinatın yaratıcı gücünün de içimizde olduğunu öğreniriz. Kendi gerçeğimizi yaratabileceğimizi ve bunu yapabilmenin sorumluluğunu da alabi­leceğimizi ayrıca öğreniriz. Değişim her bireyin içinde başlar, ancak bireyler değiştikçe tüm kitlenin bilinci de yavaş yavaş değişmeye başlar. Dünyamızda engin bir değişimin olmakta olduğunu ben şahsen kendimdeki, etrafımdaki ve içinde yaşadığım toplumdaki değişimden gözlemleyebili­yorum. Tüm dünyada irtibat halinde olduğum binlerce insandan aldığım feed­back de bu fikrimi desteklemektedir. "Işıkta Yaşamak" kitabım tek tek her bireydeki ve dünyadaki bu bilinç değişimi ile ilgilidir. Kitabımda sık sık bahsettiğim eski ve yeni dünya kavramları geride bıraktığımız ve yeniden yarattığımız dünyayı anlatmaktadır.

           Pek çok insan için içinde yaşadığımız dünya zamanı dünyanın durumundan ve kişisel hayatlarımızın kötüden daha da kötüye gidiyor gibi gözükmesinden dolayı sıkıntılı gelebilir. Bu sanki bir zamanlar çok iyi çalışan pek çok şeyin artık çalışmamasına benzemektedir. Şahsi kanaatime göre de bazı şeyler iyice parçalara ayrılacak ve daha da büyük bir hızla böyle olmaya devam edecektir. Ancak bunun negatif yani olumsuz bir şey olduğunu da asla düşünmüyorum. Bu, olmakta olan esaslı değişime gözlerimizi açmaktansa, eski dünyamıza ve adetle­rimize duygusal olarak sıkı sıkıya bağlı olmamızdan kaynaklanan bir sıkıntıdır.

           Paradoks gibi gözükse de bu deği­şimler herhangi birimizin hayal ede­bileceğinden öte bir lütuf gibidir bizlere. En basit doğru yüzyıllardır uyguladığımız eski yaşam tarzlarımızın artık çalışmıyor olmasıdır. Bu yaşam tarzlarımız bize hep aradığımız tatmini, neşeyi ve derin duy­guları hiç getirmedi. Bu tarz hayatların içindeki en neşeli hayatlar bile yeni dünyanın en yüksek bilinç düzeyinde kavuşulacak derin duygularla mukayese edilemez.

           Sanki tüm yaşamlarımız boyunca bir okulda gibiyiz. Öyle bir okul ki, içinde, okulun gerçek fonksiyonunun tam tersi bir eğitimi almaktayız. Bizlere öğretildiği şekilde bazı şeyleri yapıyoruz. Belli derecelerde elde ettiğimiz başarılarımız için de seviniyoruz ancak pek çok şey ümit ettiğimiz şekilde çalışmıyor. Olmasını istediğimiz mükemmel bir ilişki hiçbir zaman materyalize olmuyor. Hiçbir zaman istediğimiz kadar paramız olmuyor. Hiçbir zaman tam olarak güvende ve bereket içinde hissedemiyoruz kendimizi. Bunların bazılarını elde etsek bile daha fazlasını daha derinini istiyoruz.

           Bizler 5 duyulu insandan çok duyulu insana tekâmül ediyoruz. 5 duyumuz, fiziksel gerçekliğimizi algılamamız için tasarlanmıştır. Çok duyulu insanın algıları ise fizik gerçeğin ötesine yani 5 duyumuzun da içinde olduğu daha geniş dinamik bir sisteme açılır. Çok duyulu insan fiziksel gerçeğin daha büyük bir tekâmül portresinde oynadığı rolü algılayabilir. Bu gerçek 5 duyulu insana kapalıdır. En derin duygularımızın orijini işte bu görünmeyen gerçeklik içinde yer alır. Görünmeyen gerçekliğin perspektifınden bakıldığında kendilerini daha yüksek amaçlar için feda edenlerin motivasyon­ları bir anlam kazanabilmektedir. Böylece Gandi'nin gücü ve İsa'nın merhameti de algılanabilir ve anlaşılabilir olmaktadır ki bunları 5 duyu insanı göremez.

           Büyük öğretmenlerimizin tümü çok duyulu insanlardı. Onlar çok duyulu bir varlığın geniş perspektifini yansıtan değerlere ve algılara göre bizlere konuştular ve davrandılar. Onların ağızlarından çıkan kelimeler ve uyguladıkları şeyler ise içimizdeki doğruların uyanmasına neden oldu. 5 duyulu bir insanın algı dünyasına göre bizler fiziki olan kâinatta yapayalnız bireylerizdir. Çok duyulu bir insanın bakış açısına göre de biz hiçbir zaman yalnız olmadığımız gibi kâinat da canlıdır, bilinçlidir, şefkatlidir ve zekidir. 5 duyu insanı fiziki dünyayı hiçbir hesabı olmaksızın bize verilmiş olan ve içinde hayatta kalabilmek için mücadele ettiğimiz bir yer olarak tanımlar. Çok duyulu bir insan ise fizik dünyayı ruhların bir arada paylaşarak kendilerini eğittikleri bir yer olarak görür. Böylece burada olan her şey onların eğitimine hizmet eder. 5 duyulu bir insan için niyetlerin hiçbir etkisi yoktur, eylemlerin sonuçları ise fizikseldir ve her eylem de bizleri veya diğerlerini etkilemez. Çok duyulu bir insan eylemin gerisindeki niyetle ilgilenir, her niyetin bizleri ve diğerlerini etkile­yebileceğine ve hatta fiziki dünyanın sınırlarının ötesini de etkileyebileceğine inanır.

           En derin kavrayışımızın orijininde görünmeyen gerçekliğin yer aldığını söylemek ne demektir? 5 duyumuzla algılayamadığımız ancak diğer insanların melekeleriyle bilinebilen ve anlaşılabilen gerçekliğin varlığını düşünmek ne demektir? Elimizdeki bilgilerimizle cevaplaya­madığımız bir soru sorulduğunda ya mantık dışı ya da uygun olmayan ve sorulması abes olan bir soru diye sınıf­landırabiliriz. Ya da soruyu soran kişinin cevabı verebilmemizi sağlayan referans çerçevesini genişletmesini isteyebiliriz. İlk iki şık bir soruyla karşılaştığımızda verdiğimiz en kolay tepkidir. Ancak gerçeği arayan, gerçek bilim adamı aradığı cevapları bulabileceği referans çerçevesine doğru gitmeye başlayacaktır.

Shaktı Gawaın- Gary Zukav

09.11.2007



 
 
 
 
 
Sigarayı bırakmaya hazırlanırken beynin yapısı değişiyor
Geçtiğimiz aylarda Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, sigarayı bırakabilen tiryakilerin bu başarılarında beyin donanımlarının payı olabileceği anlaşıldı.

Küresel Isınma varsa kışlar neden bu kadar soğuk geçiyor?
Dünya’nın iklimi günden güne ısınırken Amerika Birleşik Devletleri’nin ardı ardına dört dondurucu kış yaşaması, küresel ısınmayla ilgili çelişkileri ortaya çıkardı.

Dünyanın en büyük radyo teleskopu Çin’de şekillenmeye başladı
Çin’in Guizhou bölgesinde kurulan ve yarım kilometre çapındaki devasa radyo teleskopa çok sayıda yansıtıcı üçgen çelik panel yerleştirildi. Tamamlandığında bu dev çanakta toplam 4.400 panel yer alacak.

BİYOLOJİK BİLGİSAYAR KEŞFEDİLDİ, SIRADA BİYOLOJİK İNTERNET VAR
Stanford’dan bir araştırma grubu, yaşayan bir hücrenin içinde çalışabilecek, hastalıkları teşhis edip toksik tehlikelere karşı alarm verebilecek biyolojik bir bilgisayar geliştirdi. Bu bilgisayar yeri gelince tehlikeli veya işe yaramayan hücreleri yok edebilme özelliğine de sahip.

KELEBEKLER YOKSA SAĞLIK DA YOK
Türkiye'nin Kelebekleri Doğa Rehberi kitabının yazarı Ahmet Baytaş, Türkiye'deki Kelebeklerin Kırmızı Listesi adlı kitap için bakın neler yazmış...

ÇÖLDE BİNLERCE MOR KÜRE BULUNDU
ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Tuscon şehrinde esrarengiz mor küreler bulundu.

GELECEĞİN YÜZEN ŞEHİRLERİ: LILYPADS
Gerçekten yüzen şehirlere ihtiyaç var mı? 21.yüzyılın başlarında, etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz küresel ısınma...

KEDİ TOLDO SAHİBİNİN MEZARINA HEDİYE TAŞIYOR
İtalya’da sahibinin ölümünün ardından mezarının yerini keşfeden Toldo adlı kedi bir yıldır her gün mezarlığın yolunu tutuyor, sahibine hediyeler götürüyor.

YUNUSLAR İNSANLARA HEDİYE VERİYOR
Bir grup biyolog yunuslarla ilgili bir süredir araştırma yapıyordu. Araştırmanın sonuçları şaşkınlık uyandırıcı... Avustralya'nın Tangalooma Adası sahilinde yapılan araştırmada yunusların insanlara hediye getirdikleri ortaya çıktı.

SİİRT’TE PARANORMAL YANGIN OLAYLARI
Siirt'te yaşayan Toprak ailesinin oturduğu evdeki eşyaların 4 ayda yaklaşık 300 defa yandığı iddia edildi. Yaşananlar nedeniyle aile 4 kez ev değiştirmek zorunda kaldı. Kameralar önünde alev alan halı ve evin bir kısmı korkuya neden oldu. A.A. 23 Aralık. 2012
 
 
 
Anasayfa | Hakkımızda | Yazılar | Forum | Ziyaretçi Defteri | Linkler | İletişim
Son Güncelleme: 17 Nisan 2019 Çarşamba Bu Sitenin Web Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Hazırlanmıştır...